
Ümraniye escort geceleri insana dar gelirdi. Sokak lambalarının altı aydınlık görünse de, karanlık çoğu zaman insanın içine çökerdi. Zeynep bu karanlığa alışmıştı. Yirmi beş yaşındaydı ama içindeki gençlik, yaşadıklarıyla yavaş yavaş susmuştu.
Zeynep küçük bir stüdyo dairede yaşıyordu. Evin camı ana caddeye bakardı. Arabaların hiç bitmeyen sesi, ona yalnız olmadığını hatırlatırdı ama aynı zamanda ne kadar yalnız olduğunu da. Ümraniye escort dört yıl önce gelmişti. Okulu yarım kalmış, ailesiyle bağları kopmuştu. Geri dönecek bir yer yoktu artık.
İlk zamanlar ayakta durmak için her yolu denemişti. Bir çağrı merkezinde çalışmış, sesini incelten müşteri şikâyetleriyle boğuşmuştu. Hayat, Zeynep’i yavaş yavaş köşeye sıkıştırmıştı.
Geceleri sokağa çıktığında başka bir Zeynep olurdu. Güçlü durmaya çalışır, duygularını derinlere gömerdi. İnsanlara güvenmemeyi öğrenmişti. Ümraniye escort sokakları insana çabuk ders verirdi; yanlış bir bakışın, yanlış bir kelimenin bedeli ağır olabilirdi. O yüzden az konuşur, çok gözlemlerdi.
Gündüzleri ise kimse onu tanımazdı. Marketten alışveriş yaparken, apartmanda merdivenleri çıkarken, sıradan biriydi. En çok da bu hâlini severdi. Evine geldiğinde anal eski bir radyoyu açar, sessizce müzik dinlerdi. Bazen çocukluğunu düşünürdü. Okul çantasını, hayallerini, “ileride” diye başlayan cümlelerini… Bu anılar can acıtsa da, onu hâlâ insan hissettirirdi.
Bir gün, Ümraniye escort bir halk eğitim merkezinin önünden geçerken durdu. Kapıdan girip girmemekte tereddüt etti. İçeri girdiğinde kimse ona seksi nereden geldiğini sormadı. Sadece hangi kursa bakmak istediğini sordular. Zeynep ilk kez, geçmişinin konuşulmadığı bir yerde durduğunu hissetti. Haftada iki gün gittiği o kurs, onun için küçük ama önemli bir nefes aralığı oldu.








